Kısaca
- İki dilli sözleşmede hangi dilin esas alınacağı mutlaka yazılmalıdır.
- Yabancı unsurlu sözleşmelerde taraflar uygulanacak hukuku seçebilir; seçim yapılmazsa uyuşmazlık uzar.
- Türkiye’de yerleşik kişiler arasında bazı sözleşmelerde döviz cinsinden bedel kararlaştırmak sınırlıdır.
- Yetki ve tahkim maddesi, olası bir davanın nerede ve ne kadar sürede görüleceğini belirler.
Yabancı bir tedarikçiyle çalışan bir şirket, yurt dışındaki bir alıcıya mal satan bir üretici ya da Türkiye’de ev kiralayan bir yabancı… Hepsinin ortak noktası, iki dilde ya da yalnızca İngilizce hazırlanmış bir sözleşmedir. İngilizce sözleşmeler çoğu zaman karşı tarafın hazır şablonundan gelir ve ilk bakışta “standart” görünür. Oysa Türk hukuku açısından geçersiz, uygulanamaz ya da sizi beklenmedik bir yargı yerine bağlayan hükümler içerebilir.
Aşağıda, İngilizce ya da iki dilli bir sözleşmeyi imzalamadan önce kontrol etmenizi önerdiğimiz on iki noktayı sırayla anlatıyoruz.
1. Dil maddesi: hangi metin esas?
İki dilli sözleşmelerde Türkçe ve İngilizce metinler arasında kaçınılmaz anlam farkları olur. “Shall”, “best efforts”, “reasonable” gibi kavramların Türkçede birebir karşılığı yoktur. Bu nedenle sözleşmede “çelişki halinde … metni esas alınır” (prevailing language) maddesi mutlaka bulunmalıdır. Türk mahkemesinde görülecek bir davada yabancı dildeki belge yeminli tercümesiyle sunulur; esas metin belirlenmemişse çeviri tartışması uyuşmazlığın kendisine dönüşebilir.
2. Taraflar ve temsil yetkisi
Şirketin tam unvanı, sicil numarası, adresi ve vergi numarası yazılmalı; imzayı atan kişinin şirketi temsil yetkisi kontrol edilmelidir. Türk şirketleri için imza sirküleri ve ticaret sicil kayıtları, yabancı şirketler için ise şirketin kendi ülkesindeki sicil kaydı ve yetki belgesi (gerekiyorsa apostilli) istenmelidir. Yetkisiz kişinin imzaladığı sözleşme şirketi bağlamayabilir.
3. Tanımlar ve kapsam
“Products”, “Services”, “Territory”, “Confidential Information” gibi tanımlar sözleşmenin omurgasıdır. Tanımların geniş ya da dar yazılması, yükümlülüklerin kapsamını doğrudan değiştirir. Özellikle distribütörlük ve hizmet sözleşmelerinde kapsamın ekli bir listeyle somutlaştırılması önerilir.
4. Uygulanacak hukuk
Yabancı unsurlu sözleşmelerde taraflar, uygulanacak hukuku açıkça seçebilir. Seçim yapılmamışsa Türk mahkemesi, kanunlar ihtilafı kurallarına göre sözleşmeyle en sıkı ilişkili ülkenin hukukunu belirler; bu tespit başlı başına zaman alır. Uluslararası mal satımlarında, taraflar dışlamadıkça CISG (Viyana Satım Sözleşmesi) kendiliğinden uygulanabilir.
5. Yetkili mahkeme ya da tahkim
Türk hukukunda yetki sözleşmesi kural olarak yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında yapılabilir; tüketici ve iş sözleşmelerinde zayıf tarafı koruyan kesin yetki kuralları vardır. Yabancı unsurlu sözleşmelerde ise yetki anlaşmasının yazılı yapılması gerekir. Tahkim tercih edilecekse kurum (ör. İstanbul Tahkim Merkezi, ICC), tahkim yeri, dili ve hakem sayısı açıkça yazılmalıdır; belirsiz tahkim şartları geçersiz sayılabilir.
6. Bedel, para birimi ve döviz kısıtları
Türkiye’de yerleşik kişiler arasındaki pek çok sözleşmede (taşınmaz satışı ve kirası, iş sözleşmeleri, birçok hizmet ve eser sözleşmesi gibi) bedelin döviz cinsinden ya da dövize endeksli belirlenmesi, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ile sınırlandırılmıştır. İstisnalar bulunmakla birlikte, sözleşmenin taraflarına ve konusuna göre bu sınırın kontrol edilmesi gerekir. Yabancı bir şirketle yapılan sözleşmelerde ise döviz kullanımı genellikle mümkündür; kur farkı, vergi ve banka masraflarının kime ait olduğu yazılmalıdır.
7. Cezai şart ve sorumluluk sınırları
İngilizce şablonlarda sıkça görülen “liquidated damages” maddesi, Türk hukukunda cezai şart olarak değerlendirilir. Tacir olmayanlar aleyhine aşırı cezai şart hakim tarafından indirilebilir; tacirler aleyhine ise kural olarak indirim yapılmaz. “Limitation of liability” maddeleri de sınırsız değildir: ağır kusur ve kast halinde sorumluluğu önceden kaldıran anlaşmalar kesin hükümsüzdür.
8. Mücbir sebep ve aşırı ifa güçlüğü
Salgın, deprem, savaş, ambargo gibi olaylarda tarafların ne yapacağı “force majeure” maddesinde düzenlenmelidir: hangi olayların mücbir sebep sayılacağı, karşı tarafa bildirim süresi, askıya alma ve fesih hakkı. Türk Borçlar Kanunu ayrıca öngörülemeyen olağanüstü değişikliklerde sözleşmenin uyarlanmasına imkan tanır; ancak sözleşmede açık düzenleme yapılması belirsizliği azaltır.
9. Fesih ve sözleşme sonrası yükümlülükler
Hangi hallerde sözleşmenin derhal feshedilebileceği (material breach), ihtar ve düzeltme süresi (cure period), fesih bildiriminin nasıl ve hangi adrese yapılacağı yazılmalıdır. Distribütörlük ve acentelik ilişkilerinde sözleşme sona erdiğinde denkleştirme talebi gündeme gelebilir; stokların, müşteri listelerinin ve gizli bilgilerin akıbeti de düzenlenmelidir.
10. Gizlilik ve kişisel veriler
Gizlilik maddesi, korunacak bilgiyi, süresini ve ihlal halinde yaptırımı açıkça göstermelidir. Sözleşme kapsamında kişisel veri yurt dışına aktarılacaksa 6698 sayılı Kanun’daki aktarım şartlarına ve standart sözleşme bildirimi gibi yükümlülüklere uyulmalıdır.
11. İmza, şekil ve damga vergisi
Sözleşmelerin çoğu için yazılı ve imzalı olmak yeterlidir; güvenli elektronik imza, ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur. Taşınmaz satış vaadi gibi bazı sözleşmeler ise noterde düzenleme şeklinde yapılmalıdır. Türkiye’de imzalanan ya da Türkiye’de hüküm doğuracak sözleşmeler kural olarak damga vergisine tabidir; verginin kim tarafından ödeneceği sözleşmede kararlaştırılabilir.
12. Bildirim adresleri ve tebligat
Sözleşmeyle ilgili ihtar ve bildirimlerin hangi adrese ve hangi yolla (iadeli taahhütlü posta, KEP, e-posta) yapılacağı yazılmalıdır. Adres değişikliğinin bildirilmemesi halinde eski adrese yapılan bildirimin geçerli sayılacağı kararlaştırılabilir. Yabancı tarafa yapılacak yargısal tebligat uzun sürebileceğinden Türkiye’de bir tebligat adresi göstermesi istenebilir.
Kontrol listesi
| Madde | Sorulacak soru |
|---|---|
| Prevailing language | Çelişkide hangi metin esas? |
| Governing law | Hangi ülkenin hukuku uygulanacak? |
| Jurisdiction / Arbitration | Uyuşmazlık nerede, kim tarafından çözülecek? |
| Payment / Currency | Para birimi ve döviz kısıtları kontrol edildi mi? |
| Liability / Penalty | Cezai şart ve sorumluluk sınırı Türk hukukuna uygun mu? |
| Termination / Notices | Fesih nasıl ve hangi adrese bildirilecek? |
Türkçe ya da İngilizce taslağınızı inceleyip riskli maddeleri işaretleyelim.
Sık sorulan sorular
Sözleşmeyi yalnızca İngilizce yapabilir miyiz?
Evet; Türk hukukunda sözleşmenin Türkçe olması kural olarak zorunlu değildir. Ancak Türk mahkemesinde yeminli tercümesi sunulacağından ve bazı resmî işlemlerde Türkçe metin istendiğinden iki dilli hazırlanması pratik bir çözümdür.
Yabancı mahkeme kararını Türkiye’de uygulatabilir miyim?
Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de icra edilebilmesi için tenfiz kararı alınması gerekir. Bu nedenle karşı tarafın malvarlığı Türkiye’deyse Türk mahkemesinin ya da Türkiye’de tenfizi kolay bir tahkim yolunun seçilmesi daha etkili olabilir.
Karşı tarafın şablonunu değiştirmemiz mümkün mü?
Çoğu zaman evet. Riskli maddeleri gerekçeleriyle işaretleyip alternatif metin önermek, sözleşme müzakerelerinin olağan bir parçasıdır.
İlgili okumalar: İhtarname, Hukukta iyi niyet ilkesi, Hukukta fiil ehliyeti.
İlgili faaliyet alanıSözleşmeler Hukuku

